Din, Devlet, Asabiyet

Dil bir gerçeği yansıtabilir. Bazense sözlük anlamları varolan siyasal gerçeğin uzağına düşer. Gerçekler kitapta yazılan gibi yaşanmayabilir. Varolan, uzun yüzyıllardan süzülüp gelen toplam, ortalama bir gerçeklik oluşturur. Bu, olayı sözlük anlamından kopartır. Galatı meşhurun lügatı fasihten evla oluşu gibi… Siyasetin gerçekliği sözlükte yazana çok uymaz. Okumaya devam et “Din, Devlet, Asabiyet”

Akif Emre’nin yol haritası: Çizgisiz Defter

Seyahatnameler veya gezi notları bize kişilerin kısa süreli ziyaretlerine edindiği mekânsal ve toplumsal izlenimleri verir. Bu anlamda mekânların durak noktası olması, söz konusu mekânlara dair sonrasında ortaya çıkan metinleri biraz yüzeyselliğe sevk ediyor.
Okumaya devam et “Akif Emre’nin yol haritası: Çizgisiz Defter”