Sömürgeciler Fetihçiler

Fransız İhtilali’nden sonra ulus-devlet modeli tüm dünyaya yayıldı. Rusya, Osmanlı, Avusturya-Macaristan gibi sömürgeleri olmayan fakat idare altında tuttuğu topraklardan beslenen, bir milletler toplamı olan imparatorluk yapıları zaafa uğrar, sonrasında tamamen silinir. Bu imparatorluk idareleri bunu önlemek için iç idarede daha kuşatıcı bir aidiyet-kimlik oluşturmanın yolunu arayacaktır. Okumaya devam et “Sömürgeciler Fetihçiler”

Devletler ve Milletleri

Amerika kendini dünyaya özgürlük taşıyan bir millet olarak ifade eder. Millet, Amerikan İngilizcesinde ülke manasında kullanılıyor. Bizim yakın olduğumuz Avrupa’daysa ülke denilince millet değil devlet anlaşılır. Özne olma konusunda devletin önceliği vardır. Halkların, milletlerin siyasette özneliği uluslararası alanda yani 3. gözlerde yoktur. Belçika’yı anabiliriz. Ülkenin kimliği olarak devlet aidiyeti ve devlet ismi en tepede yer alır. Kültürel ve etnik motifler dışında Valon, Flaman, Cermen dışarıda özne olarak ele alınmaz. Ülke içinde birinden biri baskın ve güçlü olsa dahi değişmez. Okumaya devam et “Devletler ve Milletleri”

Büyük Devletlerin Özgürlüğü

Kürdistan referandumu sebebiyle tekrar gündeme gelen ulusların kendi kaderini tayin hakkı 20. yüzyılın başında kitabi çerçevede bir hak olarak ortaya kondu ve bugünlere geldi. Peşpeşe hem liberalizm hem sosyalizm birbirinden geri kalmamacasına ilkenin önünü açtı. Amerikan liberalizminde ve Sovyet sosyalizminde o günkü liderlerin eliyle bir siyasal hak ve kart olarak şekillendi: Wilson ve Lenin. İki büyük ideolojinin aralarındaki rekabette geri kalmamak istememesi böyle bir tablo ortaya çıkardı. Genel bir idealden ziyade somut kazanç idealinin öne çıktığı bir reel-politik gibiydi. Çünkü pratik böyle işlemişti. Okumaya devam et “Büyük Devletlerin Özgürlüğü”

Hollywood Etkisi

Birçok entelektüele göre sinema filmleri ya da televizyon dizileri, insanları eğlendirmekte ya da onlarda hoş vakit geçirdiği duygusunu yaratmaktadır. İletişim alanındaki çalışımlarıyla bilinen Noelle Neumann, izleyicilerin medyadan gidermeye çalıştıkları karmaşık bir gereksinimler dizgesine sahip olduklarını söyler. Okumaya devam et “Hollywood Etkisi”

Muhbir ve Ali Suavi

1838 yılında dünyaya gelen, daha çok Yeni Osmanlılar Cemiyeti içerisinde Namık Kemal ve Ziya Paşa ile yürüttüğü muhalif faaliyetler ve Sultan II. Abdülhamit’e düzenlemeye çalıştığı suikast girişimi ile tanınan Ali Suavi’nin hayatına göz attığımızda dönemin konjonktürünün dışında sıra dışı eylemlere imza attığını söylemek mümkün. Bu nedenden dolayı olmalı ki kendisi sabit bir işte tutunamadığı gibi, sabit bir şehirde de tutunamamış. Hem Osmanlı içinde, hem de Avrupa’da çok farklı şehirlerde hayatını sürdürmüştür. Okumaya devam et “Muhbir ve Ali Suavi”

Sağ ve Sol Komşular

Cemil Meriç sorar ve cevaplar: Türkiye’de sol neden zayıftır? Rusya tarihte, Sovyetler Meriç’in yaşadığı çağda komşumuzdur. Sovyetler Türkiye’den toprak isteyen, yanı başında tehdit olarak bulunan bir güçtür. Ve içerdeki sol hareketin ideolojisi o komşumuzun ideolojisi ile aynıdır. Sadece ideoloji değil, Amerika’ya karşı Sovyet’i tutan sol halk nazarında onla paralel görülmüştür. Bu milli şuura ters addedilmiştir ve sola negatif puan taşımıştır. Okumaya devam et “Sağ ve Sol Komşular”

Chantal Mouffe’u Okurken

Soğuk savaş sonrasında yüzünü tüm şiddetiyle gösteren tek kutuplu dünya ve onun hiper-iktidarıyla karşı karşıyayız. Sadece siyasal bir model olarak kendini sunmasıyla değil üstelik. Hayatımızın her alanında bu hiper-iktidarı hissetmek mümkün. Tam da bu noktada Chantal Mouffe bizlere bir çıkış yolunu işaret etme telaşında: ‘Çok Kutuplu Demokrasi’ fikri bile, uzun süredir biz edilgen olanları heyecanlandırmaya çalışıyor. Post-modern teoriler de ilk başlarda bizlerde aynı etkiyi uyandırmıştı. Okumaya devam et “Chantal Mouffe’u Okurken”