Amanda Hess – Sanatsal yaratıcılık miti kadınların suistimaline nasıl mazeret edilir

Artık ‘sanatı sanatçıdan ayırma’ fikrinden kurtulabilir miyiz?

Ne zaman ki bir sanat insanı (genellikle bir erkek), insanları (genellikle kadınları) kötüye kullanmakla suçlanır, engelleyici bir tavır bizi kuşatır ve bu gibi rahatsız edici biyografik ayrıntıları gizlice söz konusu kişiyle ilgili olan değerlendirmelerimize yansıtmayız. Ancak bazı Hollywood figürleri -Harvey Weinstein, James Toback, Kevin Spacey ve Louis C.K- cinsel tacizle suçlanıyorlar ve en kötüsü bu zamana kadar onların sanatlarını suçlarından ayırma eğilimi göstermedik. Okumaya devam et “Amanda Hess – Sanatsal yaratıcılık miti kadınların suistimaline nasıl mazeret edilir”

David Sims – “Suburbicon”: Rayından çıkmış garip bir tren faciası

Suburbicon’un bende bırakabildiği tek hakiki duygu korku oldu. George Clooney’nin, senaryosu Cohen Kardeşlere dayanan yeni filminde dehşeti -çok değil- ilk dakikadan itibaren hissettim. (Senaryosu 1980’lerde Cohen Kardeşlerce yazılan film, Clooney ve Grant Heslov’un kapsamlı çalışmasıyla revize edildi) Okumaya devam et “David Sims – “Suburbicon”: Rayından çıkmış garip bir tren faciası”

Derrida: İnsanın Cevabı

Hiçbir zaman insan ve hayvan diye adlandırdığımız şeyler arasındaki farkı hafife alma yanlısı olmadım. İnsan ve hayvan arasında kabul görmüş benzerlik ve farklılıkları, hep daha büyük bir farklılaşma düşüncesini öne sürebilmek için sorunsallaştırdım. Bir köpeğin tıpkı Heidegger gibi bir filozof olduğunu iddia edecek kadar aptal değilim tabi ki. Bilakis hem insanlar hem de insanlar ve hayvanlar arasında çokça fark olduğunun farkındayım. Okumaya devam et “Derrida: İnsanın Cevabı”

Adam Kirsch – Eichmann Bosna’da

Hırvat romancı Slavenka Drakulić 1999’da eski Yugoslavya’da işlenen savaş suçlarına ilişkin davaları izlemek için Den Haag’ı ziyaret etmişti. Sanıklar arasından Goran Jelisić, bilhassa “güvenilebilecek bir adam” görüntüsüyle dikkatini çekmişti. “Temiz yüzü, cıvıl cıvıl gözleri ve kocaman gülümsemesiyle” Goran Jelisić’i, kızının arkadaşlarından birine benzetmişti. Den Haag’daki tanıkların ekseriyeti Goran Jelisić’e dair benzer izlenimlere sahipti. Okumaya devam et “Adam Kirsch – Eichmann Bosna’da”

Siobhan Roberts – Lotfi Zadeh: Bulanık Mantığın Mucidi

Mantıkçı Lotfi Zadeh, 1964 Temmuz’unda bir gece akşam yemeği planlarını iptal etmiş ailesinin New York’taki dairesinde tek başına oturuyordu. Sonraları o günlere dair “sınıflar arası sınırların keskin olmayışı meselesi başta olmak üzere sistem analizindeki temel konuları çok düşündüğünü” söyleyecekti – yani, fiziksel dünyadaki eşyanın, bilgisayar bilimlerinin çoğunluğunun temelini oluşturan “doğru-ya da-yanlış, siyah-ya da-beyaz ve sıfır-ya da-bir” matematiği anlamına gelen klasik Boole mantığına tam olarak uymaması üzerine. “Tam da böyle bir anda basit bir ‘bulanık dizi’ kavramı kafama dank etti” diye hatırlıyordu o anı, “düşüncelerimi bir araya getirip meseleye dair bir makale yazmam çok vaktimi almadı.” Okumaya devam et “Siobhan Roberts – Lotfi Zadeh: Bulanık Mantığın Mucidi”

Roberto Nigro – Foucault’nun Kant’ın Antropoloji’sine Giriş’i: Bir Anekdot

Kant’ın Anthropologie in pragmatischer Hinsicht [Pragmatik Açıdan Antropoloji] tercümesinin girişine yazdığı bir notta Foucault eleştirel düşünce ve antropolojik refleksiyon arasındaki ilişkiye dair müstakil bir çalışma yapmayı düşündüğünü söylüyor [Kelimeler ve Şeyler‘i kastediyor]. Doktorasının ikinci kısmını oluşturacak Antropoloji tercümesine Foucault 1960’da Hamburg’dayken başlıyor. Okumaya devam et “Roberto Nigro – Foucault’nun Kant’ın Antropoloji’sine Giriş’i: Bir Anekdot”

Kieran Setiya – Bugünü yaşamanın problemi

Bugünlerde çoğumuz; ısrarla devam eden çekişmeler, politik belirsizlikler ve korkuyla dolu bir ‘bugün’de yaşamayı istemiyoruz. Buradan bakınca aslında gelecek de daha iyi görünmüyor: çünkü teknolojik gelişmeler beraberinde yaygın işsizlik tehlikesini barındırıyor ve yıkıcı bir iklim tehlikesi önümüzde duruyor. Hiç şüphesiz bu durumda bazılarımız için geçmişin nostaljisine sarılmak en büyük konfor olarak değerlendiriliyor. Okumaya devam et “Kieran Setiya – Bugünü yaşamanın problemi”