Türk Siyasal Tarihinin “Üç Hal Kanunu”

Türk Siyasal Tarihinin Üç Hal Yasası, başlığını eğer mümkün olursa birkaç yazıyla ele almaya çalışacağız. “Üç Hal Kanunu” A. Comte’un tarihin yasalarını pozitivist ilkelere göre bulduğu iddiasının artık klişe ifadesidir. Tarihte böyle bir düzenliliğin olup olmadığı artık uzun zamandır naif bir iddiadır. Kimse tarihin yasalarını –en azından bu dönemde- ortaya çıkarma gayretinde değil, hatta böyle bir örüntünün var olup olmadığıyla da ilgilenilmemektedir. Tarih sonsuz ve karmaşık bir olgular yığını mı, yoksa bir ereğe mi sahiptir? Uzun zaman tartışılmış ve bu konuda ciddi bir literatür de oluşmuştur. Bu felsefi tartışmalara girmeye niyetimiz yok ancak şunu ifade edecek olursak; bir alandaki yoğun okumalar ister istemez insanda bir örüntünün var olduğu hissini uyandırmaktadır. Belki akıp giden olgular yığını içinden biz onları tasnif ederken böyle bir yanılsamaya sebep oluyoruzdur. Wittgenstein’in veciz ifadesiyle “dünya olguların bir toplamıdır, şeylerin değil.” Okumaya devam et “Türk Siyasal Tarihinin “Üç Hal Kanunu””