Kozmopolit Sivil Eğitim

Amerikalı Felsefeci Martha Nussbaum, kozmopolitizm bağlamlı modern tartışmaların ilk basamağı olan Ebedi Barış’ın (Kant) Avrupa merkezci pedagojik ve coğrafi varsayımlarının ötesine geçmeyi deneyerek; vatanseverlik karşısında sivil bir kozmopolitlik türü geliştirmiştir (1994). İleri sürülen bu kozmopolitizm, yalnızca vatanseverliğe karşı çıkmak için değil, temelde sivil bir eğitimin merkezi vurgusu olarak kurgulanmıştır. Kavramın pedagojik bağlamda yurttaşların eğitimine ne türden katkılar sunabileceğini tartışan Nussbaum, felsefi olmaktan öte kozmopolitliği pratik ve politik bir şekilde ele almıştır. Temel varsayımda, yurttaşların kendilerini özel/ayrı/seçkin değil de dünya topluluğunun yurttaşları olarak görmeleri durumunda, vatanseverlik kaynaklı çatışma (kan dökme) pratiklerinin yerini farklı olana karşı sorumlu/ilgili olmanın alacağı belirtilmiştir.

Nussbaum vatanseverlik merkezli sivil eğitime kıyasla, kozmopolitizm merkezli bir sivil eğitimin ABD ve diğer ülkelerde sağlayacağı faydaları dört başlıkta betimliyor; a) kozmopolit eğitim kendimiz hakkında daha fazla şey öğrenmemizi sağlar, b) uluslararası işbirliğini gerektiren sorunları çözmek daha da kolaylaşır, c) dünyanın geri kalanına karşı ahlaki yükümlülüklerin farkına varırız, d) açıklanabilir bir şekilde savunmaya hazır olduğumuz argümanları daha tutarlı ve kolay anlaşılır hale getirmeyi öğreniriz (For Love of Country, 2002): (aktaran Eduardo Mendieta, 2016). Kozmopolitizm merkezli sivil bir eğitimde gerçekleşeceği varsayılan bu pedagojik amaçların sonuncusu (d), eleştirmenler tarafından dikkat çekici bulunmaktadır. Mendieta, bu ‘açıklanabilir şekilde’ ve ‘tutarlı ve kolay anlaşılabilir hale getirme’ tutumlarının; sınırlandırılmış ve Avrupa merkezci olması sebebiyle Kant’ın kozmopolitizminin bile ilerisinde olduğunu söyleyecektir. Çünkü Nussbaum’un işaret ettiği kozmopolitliğin, sadece başkalarının iddialarına yönelik duygusal veya dokunaklı bir tutum olmadığı; tam tersine iddiaların inandırıcılığının bazen soyut olan ötekilerin bakış açısından, bazen de başka kıtalardan gerçek ötekilerin bakış açısından bakarak değerlendirme yapmaya zorlayacak bir kuramsal ve kavramsal tutum olduğu belirtilecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir