Derrida: İnsanın Cevabı

Hiçbir zaman insan ve hayvan diye adlandırdığımız şeyler arasındaki farkı hafife alma yanlısı olmadım. İnsan ve hayvan arasında kabul görmüş benzerlik ve farklılıkları, hep daha büyük bir farklılaşma düşüncesini öne sürebilmek için sorunsallaştırdım. Bir köpeğin tıpkı Heidegger gibi bir filozof olduğunu iddia edecek kadar aptal değilim tabi ki. Bilakis hem insanlar hem de insanlar ve hayvanlar arasında çokça fark olduğunun farkındayım. Sorunsallaştırdığım şey aslında insan ve hayvan arasındaki fark değil. Esas hedefim sınırın bir tarafına söz, gülüş, iktisat, giyim-kuşam, gözyaşı, yas ve ölüm imkânını -Heidegger’e göre hayvanlar ölmez- yerleştiren, öte tarafına ise ne yas, ne anlamlı bir ifade, ne de cevap verebilme imkânı tanımayan karşıtlık mantığıdır. Bu “cevap” kelimesi Descartes’tan Lacan’a kadar düşünceye ilişkin bir terimdir. Hayvanlar bazı şeyleri belirtebilirler, ne var ki bu belirtişleri tepkilerden ibarettir. Asla cevap veremezler. Descartes ve Lacan böyle söyler: hayvanlar cevap veremedikleri için gösterene erişemezler. Sadece tepki verebilirler. Lacan burada bütünüyle kartezyendir. İşte benim itirazım buna. Hayvanlar da insanlar gibi cevap verebilir demiyorum elbette. İnsanın tepkiden arındırılmış bir cevap verebileceği ya da insanın cevabının tepkisiz saf bir cevap olabileceğine dair kesin kanaate itiraz ediyorum. Her cevabın içinde tepki vardır…

Öyle işte. Bir bakıyorsunuz ki kavramda bir tutarsızlık varmış.

 

Dialogue entre Jacques Derrida, Philippe Lacoue-Labarthe et Jean-Luc Nancy
Rue Descartes, No. 52, PENSER AVEC JACQUES DERRIDA (Mai 2006), pp. 86-99.
Fransızcadan Çeviren ve Not: Ömer Faruk Peksöz

 

Not: 7-9 Haziran 2004’te Jean-Luc Nancy ve Philippe Lacoue-Labarthe, Jacques Derrida’yı bir konferans için Strasbourg’a davet etmişlerdi. Son gün tüm konferanslar bittikten sonra üçü arasında önceden konu belirlenmeksizin bir diyalog gerçekleşecekti. Üç filozof-arkadaş böylece bir araya geldiler. Bu son bir araya gelişleri olacaktı. Burada Derrida’nın bu üçlü sohbetteki son sözlerini tercüme etmeye çalıştım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir