Hollywood Etkisi

Birçok entelektüele göre sinema filmleri ya da televizyon dizileri, insanları eğlendirmekte ya da onlarda hoş vakit geçirdiği duygusunu yaratmaktadır. İletişim alanındaki çalışımlarıyla bilinen Noelle Neumann, izleyicilerin medyadan gidermeye çalıştıkları karmaşık bir gereksinimler dizgesine sahip olduklarını söyler.

Bugün biyografiler de dahil sinema filmlerinin ya da televizyon dizilerinin tamamen kurgusal hikayelerden/senaryolardan oluştuğu, aktörleri sadece rol yaptığını biliniyor olsa da filmlerin ve dizilerin insanlarda heyecan, korku, üzüntü veya sevinç gibi birçok duyguyu tetiklediği açık bir gerçektir. Söz konusu görüntüler/senaryolar izleyicilerde sadece anlık hisler oluşturmakla kalmamakta, zihinlerde bazı kabuller, algılamalar ve gerçek dışı kurguları birer gerçeklik haline getirmektedir.

Chomsky gibi birçok klasik teorisyene göre izleyiciler, medya sayesinde kendilerini ve toplumu ilgilendiren konuların neler olduklarını öğrenirler. Medya araçlarında, özellikle de sinema filmlerinde sunulan her bir öğe ya da simge izleyiciye bir mesaj vermektedir. Bazen bu bir kelime olurken bazen de bir sembol ya da bir bayrak ile sağlanabilir.

2016 yılında vizyona giren ve Hz. Muhammed’e hakaret içerdiği iddia edilen bir kısa filme tepki olarak düzenlenen gösterilerde ABD’nin Libya Büyükelçisinin öldürülmesini konu alan ‘13 Saat: Bingazi’nin Gizli Askerleri’ filmi de bu anlamda ilginç öğeler içeriyor. Söz konusu filmde genel itibariyle Libyalılar (Doğulular) arasında dost ile düşmanın ayırt edilemeyeceği fikri ön plana çıkarılsa da Türkiye ile ilgili bazı detaylar dikkat çekmektedir. Birçok sahnede saldırganlar/teröristler arasında Türk bayraklı tişört giyen bir kişi yer alıyor. Özellikle kritik sahnelerde en önlerde yer alan kişi sakal ve tekbirlere ek olarak bir aidiyet daha oluşturuyor. Ayrıca filmde ABD Büyükelçisinin Libyalılar ile buluştuğu bir toplantıda izleyiciye yansıyan ifadelerin “Amerika sizin için burada. Birçok ülke saklandığı yerden çıkıyor ve para teklif ediyor. En son Türkiye.” cümleleri ile sınırlı kalması filmde Türkiye üzerinde ayrıca durulduğunu gösteriyor.

Bugünkü Libya’nın 1912 yılına kadar Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yer aldığı ve o dönem bayrağın kırmızı zemin üzerinde ay ve yıldızdan oluşan Türk bayrağı olduğu biliniyor. 1912 sonrası işgal sürecinde de birçok bölgede farklı zeminler üzerinde ay ve yıldızdan oluşan bayrakların kullanılmış, Libya’nın 1951 yılında bağımsızlığını kazanmasından sonra ise kırmızı, siyah ve yeşil zemin üzerinde ay ve yıldızın yer aldığı bir bayrak ülkeyi temsil etmeye başlamıştır. Kaddafi’nin iktidarı döneminde bu bayrak değiştirilmişse de Kaddafi sonrası yeni dönemde eski bayrak tekrar kullanılmaya başlanmıştır.

Filmin yapım yılı olan 2015 ayrıca, Türkiye’nin desteklediği ve Müslüman Kardeşler hareketinin çoğunluğu oluşturduğu Trablus Hükümeti ile bir darbe girişimi ile ortaya çıkan ve özellikle Batı ile Körfez ülkelerinin desteklediği Tobruk Hükümeti arasında ciddi siyasi krizlerin yaşandığı bir dönem olarak biliniyor. Film, Tobruk Hükümeti tarafından “Türkiye, Libya’nın içişlerine karışıyor.” söyleminin sık sık tekrarlandığı ve Türk şirketlerinin Libya’da uzaklaştırıldığı bir dönemde vizyona giriyor. Yine 2013 yazında Türkiye ile yakın ilişkileri olan Mısır’ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi’nin de bir darbe ile görevinden uzaklaştırılması bu noktada göz önünde bulundurulması gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir