Balkanlara Sırt Çeviren ‘Üsküp 2014’

İstanbul’dan bir buçuk saatlik yolculuk sonrası Saraybosna’dayız… Keşfetmek, görmek muhteşem bir heyecan. Bosna Hersek’ten Karadağ’a, ardından Arnavutluk üzerinden Kosova’ya ve son olarak Makedonya. Son yıllarda Türkiye’den Balkanlara düzenlenen seyahatlerde çok ciddi bir artış gözleniyor. Tarihi ve kültürel olarak kendimizi çok yakın hissettiğimiz, hatta kendimizden hissettiğimiz Balkan coğrafyasına gösterilen ilginin bölge halkları tarafından da minnetle karşılandığını görmek ayrıca mutluluk veriyor. Bilindiği gibi Türkiye ve Türkler Balkan milletleri için çok özel bir yere sahip. Türklerin ilgisi Boşnaklara, Arnavutlara ve tabi ki bölgedeki Türklere güç veriyor. Okumaya devam et “Balkanlara Sırt Çeviren ‘Üsküp 2014’”

Kemalpaşazade Bağlamında Nefsü’l-Emr Kavramı

Osmanlı Şeyhülislamı ve tarihçisi olarak Osmanlı geleneğini temsil eden Kemalpaşazade (v.940/1534) varlık kavramını incelerken ayrı bir kategori olarak “Nefsü’l-emr” kavramına da yer açar. O, pek çok kelamcı ve filozof gibi varlık kavramının en açık, en bedihi olmasından dolayı tanımlanamayacağı ve diğer tüm kavramlara dayanak teşkil ettiği görüşündedir. Çünkü varlık kavramı başka hiçbir kavrama atıf yapmadan anlaşılabiliyor olduğu için en temel kavram olmaktadır. Ve tüm bilgilerimizin varlık zeminidir. Okumaya devam et “Kemalpaşazade Bağlamında Nefsü’l-Emr Kavramı”

Güvenlik Politikaları Ne Kadar Güvenli?

Kitlenin; Teba’dan Halka oradan Kalabalıklara daha sonra çoğalarak Yığına, yığından Kitleye hatta daha radikalleşerek Kitlelere çevrilip nasıl icat edildiğini Ortega y Gasset oldukça net göstermişti. Frankfurt Okulu kitleyi üreten fabrikayı (sanayi, modernleşme, işbölümüyle gelen profesyonelleşme, tekno-bürokratik işleyiş..vb) detaylı anlatıp en sert eleştirilerde bulunmuş, Martin Heidegger ise kitlenin “Onlar alanı” dediği “Herkes” zamirinde ne biçimde mesken tutup saklandığını ifşa etmişti. Okumaya devam et “Güvenlik Politikaları Ne Kadar Güvenli?”

Escobar öldü, ancak “Narcos” ve uyuşturucu ticareti hala yaşıyor

Uyuşturucu kaçakçılığını konu alan Narcos dizisinin son sezonu, kilit isimlerin öldürülmesiyle birlikte uyuşturucu ticaretinin sona ermediğini açık bir şekilde gözler önüne serdi.

Son dönemlerde yayınlanan Narcos benzeri birçok drama, aynı olgun yaklaşımla uyuşturucu ticareti içerisindeki ekonomik realiteler ve çıkması muhtemel çatışmalarla izleyicinin beğenisine sunuldu. Okumaya devam et “Escobar öldü, ancak “Narcos” ve uyuşturucu ticareti hala yaşıyor”

Sıkıntı: Varoluş Kaydıyla İşlevin Reddi

Sıkıntı bir iletişim biçimidir. İletişimin işteş bir eylem olması nedeniyle işte soru geliyor: “Ne ile iletişim?” Kişinin hem kendisiyle hem de dünya ile iletişim kurma ya da kurmayı tercih etmeme hâlidir. Aslında sıkıntı yaşamın kendisi ile hemhâl olunamayacağı gerçeğinin beyanıdır. Ağır aşamalarında hayat ve onun anlamı başlı başına bir problemdir ve artık absürtleşmiştir. Okumaya devam et “Sıkıntı: Varoluş Kaydıyla İşlevin Reddi”

“Özgürlükçü rejim kurmak toplumun iç dinamiklerine bağlı”

Prof. Dr. Atilla Yayla. Türkiye’de Liberalizm dendiğinde ilk akla gelen düşünür. Uzun yıllardır siyaset felsefesi alanında yürüttüğü çalışmalarla uluslararası alanda da liberal düşünceye katkı sunmuş bir isim. Batı’nın “batıdışı” toplumlara demokrasi ve özgürlük ihraç etme merakının sadece ahlaki gerekçelerden kaynaklanmadığını, bu değerleri kendi emperyal politikalarının kamuflajı olarak kullandığını belirtiyor. Profesör Yayla; “Bir ülkede özgürlükçü bir rejim oluşturulması büyük ölçüde o ülkenin iç dinamiklerine bağlı. Batı ülkeleri bazen bu gerçeği gözden kaçırarak dünyaya sözüm ona demokrasi ve özgürlük ihraç etmeye kalkışıyor, ama sonuç çoğu zaman hüsran oluyor.”  Okumaya devam et ““Özgürlükçü rejim kurmak toplumun iç dinamiklerine bağlı””