Manifesto ve Hakikat

Benzer bir kulvarda yahut aynı coğrafyada yaşayan-yarışan örgütler daha başından bir şey söyler, kendilerini açık ederler. Anarşizmin meşhur deyimiyle örgüt henüz devlet olamamış bir devlettir. Her bir pratiğinden geleceğe dair nasıl bir tasavvuru olduğu, hatta tasavvurdan öte gelecekte ne vadettiği ortaya çıkar.

Gündelik dilde hele bir geçsin bakacağız diye ifade edilen olay siyasette çok gerçek ve inanılası değildir. Sadece illegaliteden gelen yapılar için değil legal partiler için de bu böyledir. Kısa bir süre için de olsa, küçük bir toprağa-dar bir siyasi alana da hükmetse, bir örgütün ne olduğu ve ne olacağı, söyleminden ziyade, kendi fiilinden ortaya çıkar. Söylemler pratikle sınanır ve hiç bir pitoresk kaplama açıklamanın önleyemeyeceği şekilde gerçeği masaya bırakır.

Daha sol daha laik yapılar teoride ve imajda özgürlükle ilgili çok fazla tez üretir. Ama çoğulculuk, şiddetsizlik-daha az şiddet gibi başlıklarda sağ-merkez oluşumlar yakın zamanlardaki pratiklerde sola nazaran daha pozitif bir görüntü verir. Söylem tamamen bir iddia boyutunda kalır.

Yakın zamanlardan ve yakın yerlerden iki örnek olarak Kosova ve Kuzey Suriye-Kuzey Irak görülebilir. UÇK Rugovalara kıyasla, PKK ise Barzanilere kıyasla hep daha sert, daha baskıcı ve daha dikte edicidir.

Neden daha solda yer alanlar ve daha laik olanlar daha baskıcı-daha tekelci iken, daha sağda daha merkezde yer alanlar daha serbestiyetçi olabiliyor?

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir