“Batıyla kurulan ekonomik ilişkiler, kültürel yakınlaşmayı da getiriyor”

Muharrem Çela. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi okuduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladı. Uzun bir süre Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarında çalışmalar yürüttü. Türkiye-Arnavutluk ilişkileriyle yakından ilgilendi. Şimdi Arnavutluk’un Elbasan şehrinde yaşıyor. Kendisiyle yaptığımız görüşmede, Enver hocanın kurduğu totaliter yönetimin yıkılmasının ardından Arnavutluk’ta yaşananları ve bugün gelinen noktada Arnavutluk’taki gündelik hayatı anlamaya çalıştık. Çela, zorlu dönemlerin ardından Batı’ya büyük bir göç olduğunu, bunun doğurduğu ekonomik ilişkilerin ise Arnavutluk’un kültürel hayatını da etkisi altına aldığını belirtiyor.

Yoğun çatışma döneminin ardından bugün Balkanlarda sosyal ve kültürel açıdan Arnavutların durumu nedir?

Muharrem Çela

Arnavutluk 1990 yılında 45 sene süren Komünizmin sert yönetiminden çıktı. Yaşanan bu zor sürecin ardından demokratikleşmenin etkisi her alanda hissedildi. Tabi ki demokratikleşme süreci beklenilen kadar da kolay olmadı. Uzun yıllar doğal hakları yok sayılan, bu konuda büyük sıkıntılar yaşayan bir milletten söz ediyoruz. Herkes yeni sürecin sonucunda haklarına kavuşacağına inanıyordu. Demokratikleşme sürecine umut bağlanmıştı. Komünizmin yıkılmasıyla, 1991 yılında başlayan göç dalgası bugün hala devam ediyor. Hatta bu göç hareketliliğinin artarak devam ettiğini de söyleyebiliriz. 1995-1998 arası Arnavutluk için zor bir süreçti. 1997 yılında iç çatışmalar bölgede etkisini arttırmaya başladı. 1998’de ise Kosova’da savaşın başlaması herkesi derinden sarstı. Arnavutluk’un bu savaştan doğrudan etkilendiğini söyleyebiliriz. Kosova’daki Arnavut nüfusunun içerisinde yer aldığı bu savaş karşısında Arnavutluk’un bir girişimde bulunması bekleniyordu. Doğal olarak Arnavutluk hükümeti ve halkı Kosova’ya uygulanan etnik temizlik savaşına kayıtsız kalamadı. Gücü nispetinden elinden geldiğince müdahil oldu. Zor süreçler yaşandı ve geride kaldı. Bugün ise Arnavut halkı ekonomik ve sosyal açıdan biraz daha iyi durumda. Ciddi gelişmeler yaşanıyor. Ayrıca bir diğer önemli husus ise yaşanan bu gelişmelerin birçok uluslararası örgüt ve kuruluşlar tarafından da desteklenmesidir.

Geçmişten bu yana Türk – Arnavut ilişkileri dikkat çekicidir. Bugün gelinen noktada ilişkilerimiz ne durumda?

Türkiye – Arnavutluk ilişkilerinde son yıllarda daha hareketli bir süreç yaşanıyor. Özellikle AK Parti iktidarının bölgeye yoğun bir ilgisi mevcut. İlişkilerde bu süreçte gelişmeye başladı. İki devlet arasında önemli sayılabilecek ticari anlaşmalar imzalandı. 2009 yılında ise ilişkilerin daha da güçlenmesini sağlayan ülkeler arası olan vize uygulaması karşılıklı olarak kaldırıldı. Artık sadece pasaport yoluyla seyahat yapılabiliyor. Türkiye’den gelen birçok yatırımcı Arnavutluk’ta yatırım yapmaktalar. Türk yatırımcıların yaptığı en stratejik yatırımlar ise ise altyapı kaynakların ve iletişim alanındaki yatırımlardır. Bu sayede ilişkiler daha da yoğunlaşmaktadır.

Arnavutlar ABD’de, Avrupa’da yoğun bir nüfusa sahip. Diaspordaki Arnavutların, Kosova ve Arnavutluk’la kültürel ve ekonomik ilişkileri nasıl?

Yukarıda da bahsettiğim gibi komünizmin çökmesiyle birlikte sınır kapıları da açıldı. Seyahat özgürlüğünün elde edilmesi sayesinde gelişmiş Batı ülkelerine doğru yoğun bir göç dalgası açılmasıyla birlikte gelişmiş batı ülkelere doğru göç etmeye başladılar. Bugün Batı ülkelerinde iş gücünün büyük bir kısmı Arnavutlardan oluşmaktadır. Bu durumun Arnavutluk ve Kosova ekonomisine de doğrudan olumlu katkısı söz konusudur. Ülke dışında çalışan Arnavut nüfusu kendi ülkelerindeki akrabalarına da destek olmakta. Bu durum sadece ekonomiyle de alakalı değil. Aynı zamanda bulundukları ülkelerin kültürüyle de entegre olanlar kendi ülkeleriyle de dolaylı bir şekilde kültürel etkileşim içerisinde oluyorlar. Yani yurt dışındaki Arnavutların kendi ülkeleriyle olan etkileşimi yalnız ekonomiyle sınırlı kalmayıp kültürel olarak da etkileşimi yanında getiriyor.

Arnavutların kültürel yaşamı ne durumda? Sinema, müzik, edebiyat gibi alanlarda hareketlilik yaşanıyor mu?

Arnavutların yaşamı, daha çok Batı dünyasıyla ilişkili olduğundan batılı bir yaşam tarzının ve batı kültürünün bölgede etkisini arttırdığını söyleyebiliriz. Bunun yanında teknolojinin gelişmesiyle dünyanın dört bir yanında olduğu gibi Arnavutluk’ta da imkanlar gelişiyor ve buna bağlı olarak bazı hareketlilikler gözleniyor. Örneğin Arnavutluk’ta sinema ve müzik alanında bir hareketlilik yaşanıyor, gelişmeden söz edebiliriz. Edebiyat alanında ise biraz sıkıntı var. Burada ilerleme göreceğimizi, en azından yakın vadede sanmıyorum. Bilindiği gibi geçmişte Arnavut edebiyatı çok geniş bir alana sahipti. Çok önemli edebiyatçılarımız vardı. Hatta birçok yazarımızın Türkiye’de isim yapmış kişilerdir. Örneğin Şemsettin Sami. Kendisi Arnavut kökenlidir. Arnavutluk’ta Sami Frasheri ismiyle tanınıyor.

Arnavut gençlerin gündemini ne işgal ediyor? Neyle meşguller?

Arnavut gençliğinin çok büyük bir kısmı yurt dışına göç ettiler. Kimi çalışmak maksadıyla giderken, bir kısmı da eğitim amacıyla ülkesinden göç etmek durumunda kalıyor. Bugün Arnavut gençleri spesifik olarak şu konuyla meşguller diyemem. O konuda bir genelleme yapmam biraz zor. Ama kendimden yolla çıkacak olursam, benim gündemimi ülke ve dünya siyasetiyle ilgili olan konular işgal ediyor. Mesela Arnavutluk’un AB üyelik sürecinin müzakerelerinin gidişatı, AB kurumlarının sağladıkları destekler ve ürettikleri projeler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir