Uzak Asya’nın yakın kültürü: MALEZYA

Dil eğitimi ve kültürel değişim programı çerçevesinde Uzak Doğu’nun Müslüman ülkelerinden Malezya’daydım. 200 kadar Türk ve 23 farklı ülkeden gelen öğrencilerle üç ay boyunca Kedah eyaletinin başkenti Alor Setar’da Albukhary International University’de eğitim gördük. Bu süre içinde bir ülkeyi; üç medeniyeti (Çin, Hint, Malay) tanıma fırsatımız oldu. Zira Malezya’da yüzde 55 Malay nüfusunun yanında yüzde 35 Çinli ve yüzde 10 civarında Hintli bulunuyor. Bu süreçte eğitim programlarının dışınında kalan zamanlarda Malezya’yı gezerken Malezyalıları da tanıma fırsatımız oldu.

Devlet okullarında Malayca’nın yanında Arapça ve İngilizce eğitim verilmesi Malezya’da kolay iletişim kurma imkanı sunuyor. Bunun yanı sıra özel okul statüsünde Çinlilerin ve Hintlilerin de kendi dillerinde eğitim sunma imkanları da bulunan okullar mevcut. Malezya’da Çinli ve Hintli nüfusun oluşması, müslüman nüfusa karşı, uzun yıllar önce hayata geçirilen bir İngiliz projesi olarak görülüyor. Bu gerekçelerden ötürü şu anda sadece Malezya yerlilerinin yararlandığı bazı haklar söz konusu. Bazı devlet memurluklarının ve bazı üniversitelerde öğrenci olma haklarının sadece bu nüfusa verilmesini buna örnek olarak gösterebiliriz.

İstanbul aktarmalı Umre programları

Malay halkının Türklere ve Türkiye’ye olan sevgisi her alanda hissediliyor. Ülkemize dönük özel bir ilgisi olmayanların ise Türkiye’ye dair bilgileri sınırlı düzeyde. Hatta karşılaştığımız bazı kişilerin Türkiye hakkında –belki de ilgisizlikten kaynaklanan- yorumları şaşırtıcı düzeyde diyebiliriz. Malezya’dan Umre’ye gitmek için aktarmalı bazı programlar mevcut. Bu kapsamda Türkiye aktarmalı turlarla ülkemize gelenlerin büyük bir kısmı, ülke içinde de gezme imkanı bulmuşlar. Böylece Kapadokya, İstanbul, Ankara’yı gezenlerin sayısı azımsanmayacak seviyede. Malezya’da Şeriat hukuku ve sivil hukuk olarak ikili bir hukuk sistemi var. Bunun yanında birçok düzenleme ve uygulama eyaletten eyalete değişiklik gösteriyor. Avukatlık yapmak için de iki ayrı eğitim ve stajı tamamlamak ve iki ayrı ruhsatı almış olmak şartı var.

Malezya’da camilere olan ilginin yüksek düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Camiler hayatlarında önemli bir yer tutuyor. Kadınlar namaz için başlarından aşağı inen çok büyük bir başörtüsü kullanıyorlar. Ayrıca kadınların da vakit namazları için camilere yoğun bir ilgisi bulunmakta. Erkekler ise üzerlerinde bol gömlekler ve altlarında ise cellabiyi andıran bir kıyafet ile namazlarını ifa ediyor. Yöresel kıyafetlerin dışında Batılı tarzdaki kıyafetler de zaman içerisinde yaygınlaşmış durumda. Belirtmekte fayda var ki; uzun yıllar sömürge ve esaret altında bulunmasına rağmen Malaylar hâlâ geleneksel kıyafetlerini kullanmaya devam ediyorlar.

Pirinç olmadan yaşamayız

Ülkenin ekonomisine gelecek olursak; kişi başına düşen milli gelir konusunda çok iyi durumda olduklarını söyleyebiliriz. Malezya’da nüfusun yüzde 35’ine sahip Çinliler ekonomide büyük bir gücü ellerinde bulunduruyorlar. Malezya ekonomisi birinci derecede tarım ve hayvancılığa dayanıyor. Ürettiği tarım ürünlerinin başında pirinç, palmiye tohumu, ananas, kakao ve çeşitli tropik meyve ve sebzeler geliyor. Hatta “pirinç olmadan yaşayamayız” diyorlar. Uzun sahillere sahip olması itibariyle balıkçılık ve turizm de yaygın. Orman ürünleri de ekonomiye önemli katkı sağlıyor. 1970’lerden bu yana petrol ve doğalgaz da üretilmekte ve ihraç edilmektedir.

Dünyanın en büyük heykeli yükseliyor

Malezya yıllık ortalama 25 milyon turist ağırlayan bir ülke. Ülke temiz kumsalları ve tarihi tapınaklarıyla öne çıkıyor. Dünyanın en büyük heykeli olan 43 metre yüksekliğindeki Lord Murugan heykeli, Batu Mağarasının önünde yükseliyor. 2006 yılında çelik sütunlar üzerine betondan yapılan heykelin altınla kaplanması çalışmaları devam ediyor.

Vergiden muaf ada: LANGKAWİ

Langkawi adası turist yoğunluğu en fazla olan adalardan biri. Bu yoğun ilginin en önemli sebebiyse adanın vergilerden muaf tutulması. Bu nedenle bir çok ürün adada Malezya’nın diğer bölgelerine göre yarı fiyata satılabiliyor. Malezya’ya turist olarak gezmeye gelenlerin ziyaret etmeden dönmedikleri yer Langkawi adasıdır diyebiliriz. Meşhur plajlarının yanında ülkenin sembollerinden Sky Bridge de bu adada bulunuyor.

100 bin oyuncaklı müze

Malezya’nın 13 eyaletinden biri olan Penang UNESCO dünya mirası listesinde yer alıyor. Bir buçuk milyondan fazla nüfusa sahip olan eyalet ana karaya 14 km’lik bir köprüyle bağlanıyor. İngilizler’in ada üzerinde ciddi etkileri olmuş. Hatta adanın başkenti George Town adını Britanya kralı 3. George’dan almış. Penang, yiyecek cenneti olarak da anılıyor fakat uzak doğu yemeklerine aşina değilseniz büyük zorluk yaşamanız kaçınılmaz. Şehirde 100 bin oyuncağa sahip Oyuncak Müzesi, Fotoğraf Müzesi, Malezya’nın en büyük Budist tapınağı Kek Lok Si Temple, Tropikal meyve bahçesi ve Kapitan Kiling Camisi bulunuyor.

George Town denen bölgede çokça sokak sanatçısı görmeniz mümkün. Şehrin bu bölümündeki evler 2-3 katlı ve çoğu 19. Yüzyıl İngiliz kolonisi dönemini yansıtan mimariye sahip. Kendinizi bir sokakta Çin’de, diğer bir sokağa adımınızı attığınızda da Hindistan’da hissedebilirsiniz.

Tüm bu zenginlikleriyle Malezya bizler için farklı ve göz kamaştırıcı bir ülke olarak ziyaret imkanı sunuyor. Özellikle tatil dönemlerinde gençlik gruplarının farklı deneyimler eşliğinde müthiş bir zaman geçirmelerini sağlayabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir