Horst Bredekamp – Antikitenin Cazibesi ve Makina Kültü

Sıkıntıların hiç eksik olmadığı hayatının en bunaltıcı anlarından biri, Benvenuto Cellini’yi Fontainebleau Sarayı’nın galerisinde 1545 yılının Ocak’ında yakaladı. Cellini’ye Fransa Kralı I. François için bir dizi gümüş heykel siparişi verilmişti. Sipariş verilen heykellerden sadece bir Jupiter heykeli tamamlanmıştı. Bu ihmali gizlemek ve muhteşem Madam d’Estampes’ın hıncına göğüs gerebilmek için, tamamladığı gümüş figürün değerini alışılmadık araçlar marifetiyle arttırmaya koyuldu. Cellini başlangıçta bir avantaj yakalamıştı çünkü Madam d’Estampes Cellini’nin eseri “karanlıktan dolayı daha az güzel görünsün diye” Kralın ziyaretini akşama ertelemişti. Tanrı’nın mümin kullarına vaat ettiği gibi olaylar kadının planladığının tam tersine gelişti. “Gece yaklaşırken Jupiter’in elindeki mumu yaktım. Mumu başının biraz üzerinde tuttuğundan, mum ışığı, figürü gün ışığında görüneceğinden daha güzel gösterecek şekilde yukarıdan aşağıya vurdu.”

Cellini’nin gümüş heykeli nerdeyse görünmez tahta bir kalıba bağlı altın bir kaide üzerine yerleştirmesi etkiyi arttırmıştı: “ Tahta kalıbın içine sert keresteden dört küçük bilye yerleştirmiştim, böylece her bilyenin yarısından fazlası örtülmüş oluyordu. Bilyeler sapan taşı büyüklüğündeydi ve her şey öyle ustalıkla düzenlenmişti ki küçük bir çocuk bile Jupiter’i zahmetsizce öne arkaya ve sağa sola kımıldatabilirdi.” Nihayet Kral maiyeti eşliğinde galeriye girdiğinde, “çırağım Ascanio güzel Jupiter’i mümkün olduğunca yumuşak bir şekilde öne doğru kaydırdı ve bu hareketi sağlayan cihazı dahiyane bir şekilde kurmuş olduğum için cüzi miktardaki bu hareket heykelin canlı görünmesini sağladı. Kimsenin gözü artık odadaki antik eserleri görmüyordu. Hemen büyük bir zevkle benim eserime baktılar.” Madame D’Estampes eserimin etkisini azaltmak için antik heykelciliğin emsalsiz niteliklerine dair konuşmaya başladı. Ancak Kralın yargısı değişmedi. “Kim bu adamı sıkıntıya sokmak istediyse bilmeden büyük bir hizmette bulunmuş çünkü bu şahane figürler onun eserinin daha güzel ve daha muhteşem olduğunun canlı kanıtlarıdır. Alkışlar Benvenuto’ya; eserleri antik dünyayla rekabet etmekle kalmıyor, onları geride bıraktı. “ Mesaj açıktı. Mekanik dürtü heykeli canlandırdı ve yaratıcısını muzaffer kıldı- “makina” biçimindeki modern sanat antikitenin ihtişamını gölgede bırakmıştı.

 

Benvenuto Cellini’nin Hayatı adlı kitaptan aktaran Horst Bredekamp’ın Antikitenin Cazibesi ve Makina Kültü ( The Lure of Antiquity And The Cult of The Machine)  1-2

İngilizceden Çeviren: Rumeysa Çavuş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir