Kopuşlar

Kopuş tam da birbirini seven, önemseyen, içlenen; bir vakit beraber yürüyüp anaforda ayrılanlar arasında olur. Edebiyatçıların hayatı içerisinde sadece yazdıkları yoktur. Birbirleri arasında geçen olaylar da edebiyatın bir parçası olarak aktarılagelir. Bizden ve dışarıdan örnekleri vardır. Herkes sevdiği edebiyatçıları biraz da bu yolla tanır, bilir ve tutar. Okumaya devam et “Kopuşlar”

Tarkovsky için sanatçı da Filozof gibi hakikati araştırandır

Tarkovsky için bir sanatçının en temel derdinin hakikati araştırmak olduğunu belirten Elif Nuyan’ın, Tarkovsky sinemasında sinema ve felsefe ilişkisine dair değerlendirmesi; “Ona göre sanatın neliği üzerine düşünmeyen bir sanatçı, sanatını da icra edemez. Eğer bir sanatçı sanat nedir? amacı nedir? gibi sorularla yüzleşmiyorsa onun sanatçı olarak konumu gökkuşağını tanımlamaya çalışan doğuştan kör bir adamın durumuna benzer.  Tarkovsky’e göre sanatçı da tıpkı filozof gibi hakikati araştıran kişidir. Yani gerçek bir sanatçı, sürekli değişen görünüşlerle ilgilenmez.” Okumaya devam et “Tarkovsky için sanatçı da Filozof gibi hakikati araştırandır”

Türk Siyasal Tarihinin “Üç Hal Kanunu”

Türk Siyasal Tarihinin Üç Hal Yasası, başlığını eğer mümkün olursa birkaç yazıyla ele almaya çalışacağız. “Üç Hal Kanunu” A. Comte’un tarihin yasalarını pozitivist ilkelere göre bulduğu iddiasının artık klişe ifadesidir. Tarihte böyle bir düzenliliğin olup olmadığı artık uzun zamandır naif bir iddiadır. Kimse tarihin yasalarını –en azından bu dönemde- ortaya çıkarma gayretinde değil, hatta böyle bir örüntünün var olup olmadığıyla da ilgilenilmemektedir. Tarih sonsuz ve karmaşık bir olgular yığını mı, yoksa bir ereğe mi sahiptir? Uzun zaman tartışılmış ve bu konuda ciddi bir literatür de oluşmuştur. Bu felsefi tartışmalara girmeye niyetimiz yok ancak şunu ifade edecek olursak; bir alandaki yoğun okumalar ister istemez insanda bir örüntünün var olduğu hissini uyandırmaktadır. Belki akıp giden olgular yığını içinden biz onları tasnif ederken böyle bir yanılsamaya sebep oluyoruzdur. Wittgenstein’in veciz ifadesiyle “dünya olguların bir toplamıdır, şeylerin değil.” Okumaya devam et “Türk Siyasal Tarihinin “Üç Hal Kanunu””

Sinemadaki gerilimin nedeni sanat değil siyasettir

Türk sineması üzerine yaptığı akademik çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı, başını Şakir Eczacıbaşı ve Onat Kutlar gibi isimlerin çektiği Sinematek Derneği’nin, 1960’lı yılların ortalarında itibaren Metin Erksan, Lütfi Akad ve Halit Refiğ gibi yönetmenlere dönük tepkileri hakkında konuştu. Kayalı, bu tepkinin sebebi olarak sanatı değil siyaseti adres gösterdi. Okumaya devam et “Sinemadaki gerilimin nedeni sanat değil siyasettir”

Bir Nurettin Topçu eleştirisi

Türk fikri hayatının önemli isimlerinden biri olan, düşünce dünyası ve yaşantısıyla kendisini bizzat tanıyan ya da bir vesileyle tanımış olan çok sayıda ismi etkileyen Nurettin Topçu’ya yönelik özellikle son yıllarda çok sayıda çalışma gerçekleştirildiği söylenebilir. Popüler bir çalışma konusu haline gelen Topçu’nun öne sürdüğü fikirler ve başlattığı tartışmalar çok yönlü düşünürlüğünün bir etkisi olarak farklı alanlardaki akademik çalışma ve eserlerde ele alınıyor. Okumaya devam et “Bir Nurettin Topçu eleştirisi”